Kategoriler
Çiçek Bakımı

İlkbaharın Habercisi: Lale

Lale, tarih boyunca insanların hayatında en özel çiçeklerden bir tanesi konumunda oldu. Güzelliği ile büyüleyen ve kendine özgü felsefesi ile insanları etkilemeyi başaran lale, sanattan, devirlere kadar pek çok alanda da kendisini hissettirmiş bir çiçek. Haliyle bu nadide çiçek hakkında da merak edilen konular bir hayli fazla oluyor. Tarihinden, bakımına kadar birbirinden farklı sorulara insanlar cevap arıyorlar.

Biz de bu yazımızda dünyanın en özel çiçeklerinden bir tanesi olan adına festivaller düzenlenen lale hakkındaki bilinmesi gereken her şeyi bir araya getirdik. Lale kültürü hakkında aklınıza gelen soruları cevap verdik.

Lale’nin Tarihi

Rengarenk türlerine bakmaya doyamadığımız lalenin bizlere oldukça yakın bir geçmişi var. Hatta lalenin dünyaya açılması ve bugünkü popülerliğine ulaşması Türklerin sayesinde olmuştur diyebiliriz.

Lalenin anavatanı olanı Pamir, Hindikuşu ve Tanrı dağlarında geçmiş dönemde Türk boyları ikamet ediyordu ve lalenin yetiştiriciliğini de onlar yapıyordu. Daha sonrasında Anadolu’ya göç eden bu halklar beraberlerinde laleyi çiçeğinide getirerek Anadolu topraklarını dünyanın en güzel çiçeklerinden birisi ile tanıştırdı. Ardından ise 1500’lü yıllara kadar lale Anadolu’nun içerisinde yetişmeye devam etti ve o dönemdeki birçok bilgin insan için huzurun ve mutluluğun formülü haline geldi. Bununla birlikte dönemin Osmanlısında lale zenginliğin ve bolluğunda temsilcisi yine lale çiçeğiydi.

1500’lü yıllarda ise lalenin rotası, Kanuni Sultan Süleyman’ın Hollanda kralına hediye olarak lale göndermesi ile Avrupa’ya yöneldi. Lalenin hikayesi ise bu noktadan sonra biraz değişiyor. Çünkü Hollandalılar tabiri caizse laleye ilk görüşte aşık olmuş ve onlarıda diğer Avrupalı ülkeler takip etmiş. Öyle ki kısa süre içerisinde lale Avrupa topraklarında en fazla yetiştirilen çiçeklerden biri haline geldi. Hatta işler öyle bir noktaya vardı ki, 19. yüzyılda Avrupalılar, Osmanlıya lale satmaya başladı.

Fakat bu dönem içerisinde lale soğanlarında değişiklikler yaşandı. İstanbul’un simgesi olan lalenin Avrupaya açılmadan önceki yapısı oldukça farklıydı. İstanbul’da yetiştirilen laleler daha güçlü ve daha verimliydi ve birden fazla kez çiçek açabiliyordu. Ancak Avrupa’da gelen laleler sadece 1 kez çiçek açıyor ve sonrasında işe yaramıyordu. Durum böyle olunca da Osmanlı’daki lale yetiştiriciliği cazibesini kaybediyor. Her ne kadar lale yetiştirmeye devam edenler olmuş olsa da bu çok kısıtlı bir alan içerisinde yapılır hale gelmiş.

Lalenin tarihi hakkında heyecan verici bir kitap okuyup fikir sahibi olmak isteyen okuyucularımız için ise İskender Pala’nın Katre-i Matem kitabını tavsiye edebiliriz.

Lalenin En Özgün Hali: Ters Lale

Lale dediğimiz zaman her ne kadar aklımıza İstanbul’un süsleyen o eşsiz güzellik geliyor olsa da 19. yüzyıl sonlarına kadar yalnızca bu topraklara özgü kalmış bir lale daha var. O da ters lale. Ters lalenin kendisine ait oldukça hoş bir öyküsü mevcut.

Ters lale hemen hemen bütün mitolojik ve dini efsanelerde üzüntünün, kederin temsilcisi olarak bilinir. Dinlerin içerisinde bile kendisine yer edinmeyi başaran ters lale, farklı hikayeleri söz konusu olsa da hepsinin ortak özelliği içerisinde hüznü barındırıyor olması. Öyle ki Hıristiyanlar için ters lale Meryem Ana’nın Hz.İsa için döktüğü göz yaşlarından yetişmiş bir çiçek olarak kabul ediliyor. Ancak İslam efsanelerine göre ise lalenin ters olma nedeni Karbela’da katledilen Hz.Hüseyin ve Hz. Hasan.

Ters lale ise 19.yüzyıla kadar Anadolu’nun endemik çiçeklerinden birisi olmuş. Her ne kadar şu an 165 farklı türü sahipse de o dönemler yalnızca Hakkari ve çevresinde yetişiyordu. Ancak 20. yüzyıl ile beraber gelişen botanik bilimi, ters lalenin de evrensel bir ün kazanmasına yardımcı oldu.

Lalenin Anlamı Nedir?

Lale, tarih boyunca aşkın, asaletin ve zerafetin simgesi olarak kabul edilmiştir. Özellikle tarif edilmesi güç duyguları en iyi şekilde ifade etmeyi sağlayan lale, birbirinden farklı renkleri ile söylemek istediğiniz tüm duygularınızı iletmenin en saf ve güzel yollarından.

Lale Nasıl Yetiştirilir?

Lale yetiştirme konusunda ilk dikkat etmeniz gereken şeylerin başında soğan seçimi geliyor. Bilhassa güzel lalelere sahip olmanın yolu sağlıklı lale soğanlarından geçiyor. Bu yüzden lale soğanı alırken paket olarak almak yerine teker teker seçmeniz de yarar var. Soğan seçerkende boyutları büyük ve dış yüzeyinde herhangi bir çatlak vb. bir durumun olmamasına özen göstermelisniz.

Soğanı seçtikten sonraki önemli nokta ise lalenin ekilmesi gereken dönem oluyor. İlkbahar aylarında çiçek açan lale için uygun ekim dönemi sonbahar ayları. Bununla beraber laleyi ekerken toprağın 10-15 cm kadar derinine ekmelisiniz ve soğanın sivri ucu yukarı doğru olmalı. Bir diğer dikkat edilmesi gereken nokta ise lale soğanları arasındaki mesafe. Sağlıklı ve kaliteli bir şekilde lale yetiştirmek için soğanlar arasında 30-35 cmlik boşlukların olması avantaj sağlayacak bir detay.

Lale yetiştirme aşamasındaki önemli konulardan bir diğeri ise ışık. Laleler doğrudan güneş ışığını sevmeyen çiçeklerden birisi. Bu yüzden dolaylı ışıklar bir lale için çok daha fayda olacaktır. Bununla aşırı sıcak ve soğuk havalarda lalenin sağlığını olumsuz yönde etkileyen faktörler arasında yer alıyor.

Eğer saksı çiçeği olarak lale yetiştirmek istiyorsanız da her iki yılda bir saksı toprağını değiştirmelisiniz. Ancak bunu sıcak havaların başladığı dönemde yapmak çok daha sağlıklı olabilir.

Lale Nasıl Sulanır?

Laleler ile ilgili en fazla merak edilen bir diğer konu ise sulama oluyor. Özellikle evde, saksı ortamında lale yetiştirmek isteyenlerin en fazla merak ettiği soruların başında sulama geliyor. Lale çiçeğinin sulanması mevsimlere göre farklılık gösteriyor. Yaz aylarında sıcak havaların etkisi yüzünden daha fazla suya ihtiyaç duyan laleye kış aylarında daha az su verebilirsiniz. Fakat sulama yaparken dikkat etmeniz gereken konu suyun toprağın her yerine ulaşması olmalı.

Bununla birlikte lalenin sulanması oldukça dikkat ve özen isteyen bir konu. Elbette böylesine hoş bir çiçeğinin özel ilgi istemesi hiç de şaşırtıcı değil. Çiçeği sularken verilen su her seferinde aynı oranda olmalı ve aynı saatte olmalı. Bunun yanı sıra çiçekte çok büyük bir değişiklik görülmediği sürece verilen su miktarı değiştirmemelisiniz.

Lale Bakımı Nasıl Olur?

Lale bakımı konusunda dikkat etmeniz gereken birkaç unsur söz konusu. Bunlarında başında hava akımları yer alıyor. Hava akımlardan kolay bir şekilde etkilenebilen laleyi mevsim geçişlerinde iyi bir şekilde korumanız lazım. Özellikle de kış aylarında yaşanan aşırı soğuklardan korumanız oldukça önemli.

Son olarak ise lale yetiştirildiği yerde başka cisimler iile temas etmekten hoşlanmaz. Bu yüzden etrafta tek olması onun daha sağlıklı bir şekilde yetişmesinin sırlarından birisi.

Lale Festivali Ne Zaman?

Lalelerin pek çok alana yayıldığından ve adına festivaller bile düzenlendiğinden yazımızın başında bahsetmiştik. Lale festivali denildiği zaman ise akıllara ilk olarak İstanbul Lale Festivali geliyor. Şehrin belli bölgelerinin laleler ile süslendiği ve görsel olarak harika bir görüntü elde edildiği lale festivali insanların ilgisini fazlasıyla çeken bir organizasyonlar arasında.

2019 Yılındaki lale festivali ise 1-30 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek.

Kategoriler
Çiçek Bakımı

Çim Tohumu Nasıl Ekilir?

Çim, asaletin ve zenginliğin tarih boyunca en önemli temsilcisi olmuş. Bilhassa 19.yy’da İngiltere’de çim yetiştirebilmek aristokrat, saygın bir kişiliğin en önemli ifadesi anlamına geliyordu. Yeşilin en güzel tonlarına sahip olan çimler, zaman içerisinde toplumun tüm kademelerine yayıldı. İlgili çekici bir güzelliğinin yanı sıra peyzaj anlamında da farklı bir doku katabilen çimler, hemen hemen her bahçenin vazgeçilmez unsuru durumunda. Özellikle çiçekler ile hoş bir birlikte oluşturması da onu daha özel kılıyor.

Ancak çim konusunda bilinmesi gereken pek çok detay var. Bunların başında ise çim tohumu ekimi geliyor. Aslında her bitkide olduğu gibi çim içinde tohumun doğru ekilmesi, yetişmesi açısından büyük bir önem arz ediyor. Biz de bu yazımızda çim tohumu nasıl ekilir sorusuna cevap verdik. Bunun yanı sıra çimler hakkında bilmeniz gereken diğer detayları da yazımızın içerisinde bulabilirsiniz.

1-Toprağı Hazırlayın

Çim tohumununda diğer bitkilerin tohumları ile benzerlik gösterdikleri söylemiştik. Haliyle toprakta tohumun ekilmesi için özel bir hale getirilmeli. Toprağı güçlendirerek daha verimli hale getirmek için ise yapılması gereken şeylerin başında ise, toprağa hayvan gübresi ekilmesi gerekiyor. Bunun dışında da ise toprağı temizleyerek içerisindeki farklı maddeleri almanızda fayda var. Bunu ise tırmık yardımı ile kolayca gerçekleştirebilirsiniz.

Toprağın hazırlanmasındaki son aşama ise tüm alanı eşit seviyeye getirmeniz olacak. Çünkü çimlerin yetişmesi için oldukça önemli bir detay. Ayrıca toprağın 2-3 cm’lik üst seviyesinin alt kısımlarına nazaran daha ince tutulması gerekiyor. Son olarak çim tohumunu ekmeden 1 hafta önce toprağı hazırlamış olmanız lazım.

2-Çim Tohumu Ekerken Nelere Dikkat Etmeliyiz

Çim tohumu ekerken dikkat etmeniz gereken ilk unsur hava sıcaklığı olmalı. Çim ekimi yapılırken havanın mutlaka kuru olması gerekiyor. Bu yüzden de çim ekimi için uygun aylar Nisan ve Eylül dönemindeki aylar oluyor. Son olarak ise ekilen tohum miktarı dikkat etmeniz şart. Metrekare için ise 30-40 gr tohum ekimi yeterli düzeyde olacak.

Tohumları birbirinden farklı yönlere doğru serpmeniz gerekiyor. Kısacası yarısını doğuya doğru ekin geri kalan yarısını ise batıya doğru. Tohumları ekerken de geçtiğiniz yerlerin üzerinden bir daha geçmemeniz gerekiyor.

Çimleri serptikten sonra ise üzerini toprakla kapatırken dikkatli olmanızda fayda var. Ufak bir tırmık yardımıyla üzerini kapatabilirsiniz. Fakat 1 cm’den daha fazla toprak tohumun üzerine yığılmaması gerekiyor. Son olarak toprak ile çimlerin arasının iyi sıkıştırılması yetişmesi açısından oldukça önemli.

3-Çimin Gübrelenmesi Gerekiyor Mu?

Çim için gübrelenme oldukça hayati bir önem taşıyor. Bitkinin sağlıklı bir şekilde büyümesi için yılda 2-3 kez çimin gübrelenmesi gerekiyor. Ağır salınımlı gübreleme ise çimler için en iyi seçenekler arasında yer alıyor. Ek olarak Nisan, Temmuz ve Eylül ayları gübreleme yapmak için en en ideal dönemlerden bir tanesi.

4-Çim Nasıl Sulanmalı?

Çim, sulama anlamında en rahat bitkiler bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. Kış aylarında hiçbir şekilde sulanma ihtiyacı olan çimler, yaz aylarından da yalnızca yağmurun yağmadığı günlerde akşam saatlerinde sulanmalı. Toprağın nemli bir hale gelmesi sulama için oldukça yeterli bir hamle olacak.

5-Çim Nasıl Biçilir?

Çimler hakkında en önemli sorulardan bir diğeri ise nasıl biçileceği oluyor. İlk biçilme dönemindeyse çimin 10 cm uzunluğuna kadar gelmesini bekleyin. Ardından 4 cm kalacak şekilde bıçaklar kullanarak, çimleri biçmek bitkinin sağlığı açısından oldukça önemli.

Genel olarak çim biçme dönemleri ise mevsimsel özelliklere bağlı olarak değişkenlik gösteriyor. Yaz aylarında 15 günde bir çim biçme makinesi yardımı ile biçmek yeterli olacakken ilkbahar aylarında haftada bir gün biçmeniz yeterli olacak. Ancak kasım ayından sonra kışın bitkinin ölmemesi adına çimlerini uzun bırakmanızda fayda var. Fakat fazla da uzun bırakmamanız gerekiyor. 8-9 cm kış için ideal uzunluk olarak kabul ediliyor.

Kategoriler
Çiçek Bakımı

Lezzetli Bir Çiçek: Kahve Çiçeği

Günlük hayatımızda en fazla tükettiğimiz içeceklerin başında hiç şüphesiz kahve geliyor. Öğrencilerden, beyaz yakalılara kadar geniş bir profil kahvenin keskin lezzetini ve verdiği enerjiden geri kalamıyor. Sınavlardan önce ya da uykuyu yatakta bırakamadığımız zamanlarda ayılmak için, daha dinç olabilmek için kahvenin kurtarıcı gücünü arıyoruz. Fakat kahvenin bize kazandırabileceği daha pek çok şey var dersek de yanılmış olmayız.

Özellikle, yalnızca bir kahve sever olmaktan fazlasını istiyorsanız vereceğimiz öneri tam sizin için olacak. Kahveyi en güzel şekilde bir hobi haline getirmenin yolu, kahve çiçeği üzerinden geçiyor. Her ne kadar meyvesi kahve ağacı üzerinde yetişiyor olsa da kahve çekirdeklerinin bir saksı içerisinde de yetiştirmek mümkün. Her ne kadar hasat miktarı çok düşük olacak olsa da kendi kahvenizi yetiştirmenin vereceği, onu demleyip yudumlamanın getireceği mutluluk buna değecek. Kahve Çiçeği Satın Al —>

Biz de bu yazımızda çiçeklerin en farklısı ve lezzetlisi olan kahve çiçeği hakkında bilmeniz gerekenleri bir araya getirdik. Saksıda kahve çiçeği yetiştirmenin püf noktalarını ve kahve ağacı hakkında bilinmesi gerekenleri aşağıda bulabilirsiniz. Kahve Çiçeği Satın Al —>

Kahve Çiçeği Bakımı Nasıl Olur?

Kahvenin keskin kokusu ve güzelliği, ağacına da yansımış durumda. Beyaz çiçekleri ve büyüleyici kokusu ile kahve çiçeği, bulunduğu ortama farklı bir doku katmaya başarabilecek çiçeklerden. Ekiminden 3 yıl sonra meyve vermeye başlayan ve neredeyse 50 yıl boyunca verimli bir şekilde hasat yapabilen kahve ağaçları, üretiminde ciddi söz sahibi olan Etiyopya’nın ekonomisini ayakta tutan etmenlerden birisi. Kahve Çiçeği Satın Al —>

Bu güzel çiçeğin bakımı konusundaki bazı noktalarda ise hassas olmak da fayda var. İster evde kahve çiçeği olarak isterseniz de bahçenizde bir ağaç olarak yetiştirin dikkat etmeniz gereken noktalar ortak.

Kahve çiçeği bakımında ilk konulardan birisi sulama oluyor. Toprağın sürekli nemli kalması ve düzenli olarak sulanması gerekiyor. Ancak sulama yaparken dikkat edilmesi gereken esas konu meyvelerin ıslanmaması. Çünkü kahve çiçeğinin meyvesi sulandığı takdirde bundan olumsuz etkilenip solabilir. Bu yüzden de damla sulama yöntemleri kahve yetiştiriciliği için en uygun sulama modeli olarak kabul edilir.

Bakımında bir diğer önemli unsur ise budama. Budanma konusunda oldukça hassas bir bitki olan kahve ağacı, düzenli olarak budanmalı ve mümkünse bunu düzenli bir hale getirmeniz gerek. Ek olarak belirli dönemlerde yapacağınız gübre desteği ile verimi artırılması mümkün.

Elbette bir çiçeğin bakımını yazarken yetiştirilmesi gereken ortamı yazmadan geçmeyiz. Kahve çiçeği ise tropikal bir bitki olmasından ötürü, daha sıcak ve nemli bir atmosferi sağlıklı olması için en ideal durumu oluşturur. Ayrıca şu noktayı da unutmamak gerekiyor ki kahve çekirdeklerinin aroması, iklimden fazlasıyla etkilenir.

Kahve Çiçeği Saksıda Nasıl Yetiştirilir?

Yazının başında da belirttiğimiz gibi saksıda kahve yetiştirmek oldukça bir tercih ve fazla çekirdek de elde edemeyebilirsiniz. Fakat yetiştirmenin vermiş olduğu zevk tüm bu zorluklara göğüs germenizi sağlayacak motivasyon olacak. Saksıda da yetiştirmek için yine normal ağaç fidesi almanız gerekiyor. Ardından ektiğiniz bitkiyi yukarıda belirttiğimiz adımlara göre yetiştirdiğiniz takdirde 5 yıl içerisinde çiçek açacak ve size ilk meyvelerini verecek.

Saksıda kahve çiçeği yetiştirirken de saksının doğrudan güneş alan bir konumda yer almasına özen gösterin. Bunun için balkon ya da evin bol güneş alan bölümleri en ideal alanları oluşturuyor. Buna bağlı olarak toprağında sürekli nemli olmasında fayda var. Toprağı nemli tutmanın en kolay yolu ise altına yerleştireceğiniz içi su ile dolu bir kab olabilir.

Kategoriler
Çiçek Bakımı

Singapur Orkidesi Nedir, Özellikleri Nelerdir?

Orkide başlı başına güzelliği ile insanları büyüleyen çiçeklerin başında yer alıyor. Ancak orkide türleri arasında yer alan Singapur orkidesi diğerlerinden bir adım daha fazla öne çıkıyor. Asya’nın yükselen yıldızı olan Singapur’da orkidelerin çok önemli olduğu ise bilinen bir gerçek. Öyle ki Singapur Ulusal Orkide Parkı bile var. Binlerce tür orkideyi orada görebilirsiniz.

Peki ama herkesin dilinden düşürmediği güzelliği ile büyüleyen Singapur orkidesini bu kadar ilgi çekici kılan detaylar neler herkesin merak ettiği bir soru. Biz de bu yazımızda çiçeklerin en narini olan Singapur orkidesi hakkında merak ettiğiniz her şeyi bir araya getirdik.

Singapur Orkidesini Farklı Kılan Detaylar Neler?

Singapur orkidesi klasik orkide türlerine kıyasla daha narin ve hassas yapıda oluyorlar. Hassas bir bakım gerektiren Singapur orkidesi, ışık,nem gibi konularda doğadaki yetişme şartları ile aynı olması gerekiyor. Aksi takdirde orkideniz ölebilir.

Bununla birlikte Singapur orkidesi, hastalıklara karşı da daha fazla direnç gösterebiliyor. Bu sayede de bulundukları ortama da kısa sürede uyum sağlayabiliyorlar.

Singapur orkidesi şekil olarak ise klasik orkide türlerinden daha gösterişli ve ihtişamlı duruyor. Özellikle sahip olduğu mor renk ile ön plana çıkan Singapur orkidesi, salon bitkisi olarak da daha büyük olduğu için daha şık bir dekorasyon aracı olarak kullanılabiliyor.

Singapur Orkidesinin Bakımı Nasıl Yapılır?

Singapur orkidesi ile ilgili en fazla merak edilen konulardan birisi de bakımının nasıl olması gerektiği. Çünkü oldukça nadir bir şekilde bulunan Singapur orkidesine sahip olduğumuz zaman uzun ömürlü olmasını istiyoruz. Bunu sağlamak için ise takip etmeniz gereken birkaç adım söz konusu.

Adım 1: Işığı İyi Kullanın

Yalnızca Singapur orkidesi için değil tüm orkide türleri için ışığın kullanımı oldukça önemli oluyor. Özellikle gelişim aşamasında bir çiçek ise bol ışık beslenmesinin en önemli kaynağı olacak.

Adım 2: Nemli Olmasına Özen Gösterin

Singapur orkidesinin daha uzun ömürlü ve sağlıklı olmasını istiyorsanız toprağın nemli kalmasına özen göstermeniz gerekiyor. Buna ek olarak hava dolaşımının daha iyi sağlayabilirseniz orkideniz çok daha sağlıklı bir konumda yer alabilir.

Adım 3: Toprağın Kullanımı

Singapur bitkisi için hava dolaşımının öneminden yukarıdaki madde de bahsetmiştik. Bunu yapabilmeniz için de deneyebileceğiniz en iyi yöntem toprağın içinde delikler açmak olacak. Bu sayede daha güçlü bir hava akımı yaratabilirsiniz.

Adım 4: Gübreleme

Ev ortamında Singapur orkidesi yetiştirdiğiniz zaman gübre takviyesini mutlaka yapmanız gerekiyor. Gübreleme için ise belirli bir uygun dönem yok. Bunun yerine her üç ayda bir yapacağınız gübreleme çalışması yeterli olacaktır. Ancak çok fazla gübre kullanmamaya özen göstermeniz gerekiyor. Yoksa bitkinin kökleri yanacağı için istemediğiniz bir sonla karşı karşıya kalabilirsiniz.

 

Kategoriler
Çiçek Bakımı

Aloe Vera Çiçeği Nasıl Yetiştilir?

Aloe vera, günlük hayatımızda sık sık adını duyduğumuz bir çiçek türü. Şampuan reklamlarından krem reklamlarına kadar hemen hemen her yerde aloe vera çiçeğinin faydaları ön plana çıkarılıyor. Ancak sıklıkla duyduğumuz bu bitki hakkında bildiklerimiz genellikle kısıtlı kalıyor. Biz de bu yazımızda aloe vera nedir, aloe vera nasıl yetiştirilir gibi sıklıkla sorulan soruları yanıtlayacağız.

Aloe Vera Nedir?

Aloe vera için en basit tanımı ile Afrika topraklarında yetişen şifalı bir bitki türü diyebiliriz.Hatta Afrika’nın en fazla bilinen çiçeği dersek yanlış olmaz. Tarih boyunca kullanılan aloe veraya yönelik ilk hikayeler Antik Mısır Dönemine kadar gidiyor. Anlatılara göre Kleopatra’da cildini daha güzel ve dinç tutmak için aloe vera kullanılırmış. Çok yapraklı ve uzun yıllar boyunca dayanıklı kalmayı başaran aloe vera çiçeği yıl içerisinde 2-3 kez çiçek açabilir.

Boy konusunda ise fazla bir uzunluğa ulaşamasa da uzun yeşil yapraklara sahip olan aloe vera çiçeğinin yapraklarının içi sulu ve jel kıvamında olur. Topraktan yukarı doğru bir şekilde büyümesi de aloe verayı şifalı bir bitkinin dışında sık bir saksı çiçeği haline de getiriyor.

Aloe Vera Faydaları Neler?

Sıklıkla şifalı yönü ile duymaya alıştığımız aloe veranın ise saymakla bitmeyecek birçok faydası var. Biz de sizler için aloe vera çiçeğinin faydalarını bir araya getirdik.

-Aloe veranın en fazla kullanıldığı durumlardan birisi şüphesiz ki yara tedavileri oluyor. Hemen hemen tüm cilt yaraları için aloe vera akla gelen ilk bitkisel tedavi yöntemleri arasında.

-Birçok kadının hayali olan yaşlılığa direnme ve karışıklıkların ortadan kalkması noktasında da aloe vera yine en büyük yardımcınız konumunda. Daha nemli, canlı ve yumuşak bir cilt içinde rahatlıkla aloe veranın şifalarından faydalanabilirsiniz.

-Derideki yanıklarının iyileşmesi konusunda da aloe vera şifalı bir bitki olarak ön plana çıkıyor.

-Cilt olan yararlarından bir diğeri ise sedef hastalığına karşı kullanılması olarak biliniyor. Sedef hastalığına karşı en şifalı bitkilerden birisi olarak kabul ediliyor.

-Saç bakımı konusunda da aloe vera en şifalı bitkiler arasında. Dökülmeye ve kepeğe karşı en etkili bitki olmasının yanı sıra saçları daha dayanıklı ve parlak bir hale de getiriyor.

-Son olarak ise aloe vera sindirim sistemi üzerinde de oldukça etkili bir bitki. Özellikle kabızlık sorunun çözümü için rahatlıkla kullanılabilir.

Aloe Vera Nasıl Yetiştirilir?

Aloe vera bitkisi konusundaki en büyük sorulardan birisi ise nasıl yetiştirildiğine dair oluyor. Aloe vera türü gereği oldukça kolay yetişen bitkilerden birisi. Bu özelliği sayesinde de evde kolaylıkla yetiştirebileceğiniz bir saksı çiçeği.

İlk olarak aldığınız aloe vera bitkisinin yetişeceği alanı doğru seçmeniz gerekiyor. Bol güneş alan ve akşamları hafif bir esinti olan yer aloe veranın gelişimi için en ideal noktalardan olacak. Özellikle direkt olarak güneş ışığı alması ise gelişimini daha da arttıracak bir detay.

Aloe verayı sulama konusunda da dikkatli davranmanızda fayda var. Aloe verayı fazla sulamak bitki çürütüp öldüreceğiz için ek bir özen göstermeniz gerekiyor. Doğru sulama için ise toprağın tamamen kurumasını beklemenizde yarar var. Ancak açık alanda ve direkt güneş gören bir yerde bu eşsiz çiçeği yetiştiriyorsanız her gün veya iki günde bir sulayabilirsiniz.

Yetiştirme konusundaki son dikkat etmeniz gereken unsur ise toprak türü. Aloe verayı yetiştirmek için kullanılan ideal toprağın süzek olması gerekiyor ve iyi bir drenaj sağlamansı lazım. Aksi takdirde çiçeğiniz ölebilir.

Kategoriler
Çiçek Bakımı

Bonsai Ağacı Nasıl Yetiştirilir?

Bonsai ağacı hiç şüphesiz ağaç türleri arasında en fazla ilgi duyulanlardan birisi. Bonsai, ufak ve etkileyici görüntüsü ile hemen hemen her ortama dekoratif olarak bambaşka bir hava kattığı gibi hobi olarak değerlendirildiği zaman da insanı kendisine bağlayan bir ağaç. Bonsai ağacının kökenleri ise bilinenin aksine Japonya’ya değil Çin’e dayanıyor. Türkçeye çevirdiğimiz zaman saksıda ağaç anlamına gelen bonsai kelimesi de bu eşsiz bitki için gereken her şeyi ifade ediyor.

Bonsai ağacı şekil olarak diğer ağaçlardan çok çok daha ufak olmasına rağmen onlardan herhangi bir farklı yönü yok. Her ağaç türünün bonsai şeklinde yetiştirilmesi ise mümkün bu da bonsai ağacının yüzlerce farklı türü olduğunu kanıtlıyor. Bonsai ağacı yetiştirmek için ise ciddi anlamda sabırlı ve özverili olmanız gerekiyor. Bunun en güzel örneği yine ise uzak doğuda keşişler. Eski dönemlerde keşişler sabır duygularını geliştirmek için bonsai ağacı yetiştirirmiş.

Bonsai ağacının bakımına ve yetiştirilmesine yönelik ise bilmeniz gereken bazı unsurlar söz konusu. Biz de bu yazımızda sizler için onları bir araya getirdik.

Bonsai Ağacı Yetiştirmek

Bonsai ağacının yetiştirilmesi için birçok ince detay söz konusu. Eğer ilk kez bonsai ağacı yetiştirmek istiyorsanız bodur çalı türlerini seçmelerini gerekiyor. Çünkü bodur çalı türündeki bonsai ağacı bakım ve yetiştirme konularında çok daha kolay. Bununla birlikte bonsai yetiştirmeye yeni başlayanların hazır bir ağaç ile başlaması çok daha yararlı olabilir. Hazır bonsai ağacı alırken ise dal ve gövde kısmına dikkat edilmesi gerekiyor. Kalın gövdesi olan ve dal sayısı yeterli olan bonsai ağaçları daha sağlıklı oluyor.

Bonsai ağacı yetiştirmek için ise 6 farklı yöntem söz konusu. Bunlar;

-Doğadan toplamak
-Laboratuvar ortamında yetiştirmek
-Çelikten üretmek
-Fidandan yetiştirmek
-Tohumdan yetiştirmek
-Köklendirme yaparak yetiştirmek

Söz ettiğimi 6 yöntem arasında ise en zahmetli olanı tohumdan bonsai yetiştirmek oluyor. Bir ağaç ile aynı doğal özelliklere sahip olması nedeniyle yetiştirmek için en az 5 yıl harcamanız gerekiyor.

Bonsai Ağacı Bakımı Nasıl Olmalı?

Bonsai bakımı konusunda tıpkı diğer her bitki de olduğu gibi sulama konusu başı çekiyor. Bonsainizi sulama konusunda aşırıya kaçmamanız gerekiyor. Aynı zamanda az sulamakta bonsanin ölümüne neden olabilir. Bu nedenle kuru kalmayacak bir şekilde düzenli sulama yapmak en doğru yöntem. Yaz aylarında her gün sulayabilirsiniz. Kış aylarında ise 3 günde bir sulamakta fayda var. Ek olarak yapraklarını da ara ara duşlama yöntemi ile sulamalısınız.


Bir diğer önemli konu ise bonsainin bulunduğu sıcaklık oluyor. Bonsanin ölmemesi ve sağlıklı bir şekilde gelişim gösterebilmesi için sıcaklığın 12-13 derecenin altına düşmemesi gerekiyor. Aksi takdirde bonsai havaya uyum sağlayamadığı için ölebilir.

Bonsai ağacının o minimal görüntüye sahip olmasının en temel noktası ise budamadan geçiyor. Budama için özel makasları kullanabilirsiniz. Görsel olarak daha doyurucu bir gelişim sergilemesini istiyorsanız da gövdenin en alt kısmında yer alan dalları budamanız gerekiyor. Böylece bonsai daha rahat şekil alabilir. Budama yaparken de mevsimi göz önünde bulundurmanızda fayda var. İlkbahar ve sonbahar dönemi budama için doğru bir zaman değil.

Bonsai ağacının yetiştiği toprağı ise 2-3 yılda bir değiştirebilirsiniz. Bunu yaparak bonsainin daha iyi beslenmesini sağlamış oluyorsunuz. Ayrıca yıl içerisinde bonsai ağacını vitamin ile beslemek bonsainizin daha sağlıklı bir hale gelmesini sağlayabilir.

Isı ve ortam konusunda da bonsai ağaçları oldukça seçici konumdalar. Karanlık ortamı sevmeyen bonsailerin direkt günışığı ile de temas etmemesi gerekiyor. Güneş ışığını ise yalnızca sabah ve öğle saatlerinde görmesi daha bitkinin sağlığı için daha yararlı olacak. Bakımı konusundaki en ideal ortam ise eğer evde yetiştiriyorsanız mutfaklar oluyor. Diğer odalara kıyasla daha nemli olmasıyla mutfak, bonsai bakımı için eşsiz bir yer.

Son olarak bonsai ağacınızı kalorifer gibi sıcak ortamların yanında tutmamanız gerekiyor. Aşırı ısı bonsai ağacının kuruyup ölmesine neden olabilir. Bir diğer dikkatli olmanız gereken nokta da yaprakları. Sonbahardan önce yaprak dökümü oluyorsanız bitkinin bulunduğu saksıyı değiştirmeniz gerekiyor.

Bonsai Ağacı Hediye Olarak Alınabilir Mi?

Bonsai ağacı özellikle son dönemde en fazla tercih edilen hediye alternatiflerden birisi halinde. Çiçek buketi, orkide, papatya gibi klasik hediyelerin dışında bir şeyler arayanların ilk tercihi bonsai oluyor. Özellikle ofis ve yeni iş hediyesi konusunda bonsailer sıklıkla tercih ediliyor.

Kategoriler
Çiçek Bakımı

Kaktüs Bakımı Nasıl Yapmalı?

Kaktüs, ev ve ofislerde tercih ettiğimiz çiçek türleri arasında en farklı olanlardan birisi. Bakımının kolay olması ve ortama çabuk uyum sağlaması ile kaktüsleri sıkça tercih ediyoruz. Ancak her ne kadar kolay gibi görünse de kaktüs bakımı konusunda bir takım incelikler söz konusu. Özellikle kaktüsünüz çiçek açsın istiyorsanız mutlaka dikkat etmeniz gereken bir kaç unsur var.

Kaktüsler bulundukları ortama uyum sağlayabilen çiçekler olsa da çiçek açıp gelişmesi için kendi doğal ortamına uygun bir yapı oluşturmanız gerekiyor. Aksi takdirde kaktüsünüzün çiçek açması bir yana ölme riski ile karşı karşıya kalabilir.

Kaktüs Bakımı Nasıl Olmalı?

Kaktüs bakımı konusundaki başlangıç etmenlerden birisi hiç şüphesiz ışık oluyor. Kaktüsün gün içerisinde bolca güneş ışığı görmesinde fayda var. Bu nedenle eviniz ya da ofisiniz en fazla güneş alan yeri kaktüs bakımı için en ideal alanlardan birisi olarak öne çıkıyor. Fakat ışık konusunda da dikkat etmeniz gereken ufak bir ayrıntı var. Kaktüsler güneş ışığını çok seviyor olsa da öğlen güneşi ile direkt olarak temas etmemesi gerekiyor.

Kaktüs bakımındaki bir diğer önemli nokta ise ısı değerleri oluyor. Yaz aylarında 40 dereceye kadar kaktüs büyümeye devam eder. Daha sıcak havalarda ise gelişimi durur. Kış ayları için ile soğuk havalara karşı dayanıklı bir yapı gösterir. Ancak hava sıcaklığının da -15 derecenin altına düşmemesi gerekiyor. Yoksa donma tehlikesi ile karşılaşabilir. Kış aylarında daha dayanıklı olması için ise kaktüsü sulamamak hayati önem taşıyor.

Kaktüs bakımı için en fazla sorulan sorulardan birisi ise sulama oluyor. Kaktüsün sulanması konusundaki en önemli nokta kesinlikle çok su vermemek. Hatta toprağın içi kurumadan su verilmemesi en doğru sulama yöntemi. Kaktüsü sulama yapacağınız zaman ise havanın bol güneşli olmasına özen gösterin ve tek seferde bol su verin.

Kaktüsler doğaları gereği havasız ve nemli ortamlarda yetişemezler. Bu nedenden dolayı yaz, sonbahar ve ilkbahar ayları kaktüs yetiştirmek için en uygun hava şartlarını sağlar. Kaktüs için tercih edebileceğiniz en uygun ortam balkon ancak bir balkona sahip değilseniz kapalı alanı sıklıkla havalandırmanızda yarar var. Ek olarak her şeye uyduğunuz halde kaktüsünüz çiçek açmıyorsa bunun nedeni bulunduğu ortamın nemli olması olabilir. Çünkü dikenlerinde biriken su kaktüsün gelişimini engelleyip onun ölmesine neden olabilir.

Son olarak ise daha iyi bir gelişim için kaktüsünüze gübre verebilirsiniz. Özellikle suni gübreler gelişimi ve çiçek açması için en ideal tercihlerden birisi olacak. Gübreyi ise ilkbahar aylarında vermek daha pozitif sonuçlar almanızı sağlayabilir. Kış aylarında gübreleme yapmak ise yanlış bir tercih olacağı gibi bitkiye daha fazla zarar verebilir.

Kaktüslerin Dekoratif Kullanımı

Kaktüsler genellikle bir dekorasyon aracı olarak tercih ediliyor. Bakımının kolay olması ve şık görüntüye sahip olması onu ev ve işyerlerinin en fazla tercih edilen çiçeği haline getiriyor. Bilhassa uygun saksı seçimi ile kaktüsler dekorasyonun göz bebeği olabilir.

Ek olarak kaktüsler ile teraryumlarınızı veya sukulentlerinizi rahatlıkla süsleyebilirsiniz. Kaktüsler özellikle teraryumlar için vazgeçilmez bitkilerden birisi olarak bilinir. Lakin teraryum içinde kaktüs kullanmaya karar verdiyseniz kullanacağınız diğer bitkilerinde kaktüs ile uyumlu olmasına özen gösterin yoksa beklediğiniz sonucun zıttı bir durumla karşılaşabilirsiniz.

Kategoriler
Çiçek Bakımı

Akşamları Güzelleştiren Bir Çiçek: Akşam Sefası

Akşam sefası, bahçelerin ya da balkonların olmazsa olmaz çiçeklerinden. Pembe, sarı, kırmızı ve beyazın eşsiz tonlarını yapraklarına yansıtan akşam sefası görsel olarak büyüleyici bir çiçek olma özelliği taşıyor. Ek olarak akşam sefasının oval şeklinde olan yaprakları bazen benekli veya çizgili bir yapıya sahip olabiliyor. Bu da onu görsel olarak daha da benzersiz kılan eşsiz bir detay. Bununla birlikte akşam üstü çiçek açması ve sabaha doğru soluyor olması da onu diğer çiçeklere kıyasla daha özel kılıyor. Bu özellikleri sayesinde ise akşam sefası en fazla tercih edilen süs bitkilerinden birisi konumunda yer alıyor.

Anavatanı Güney Amerika’nın tropikal toprakları olan çiçek günümüzde dünyanın pek çok bölgesinde yayılmış durumda. Hızlı bir gelişim göstermesi sayesinde ve hemen hemen her iklime uyum sağlayabilen akşam sefasının boyu ise 1 metreyi geçebiliyor. Ayrıca akşam sefası üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda köklerinin bazı sağlık sorunlarına tedavi olduğu ortaya çıktı. Yani yalnızca göze değil sağlığa da hitap eden bir çiçek akşam sefası.

Akşam Sefası Çiçeğinin Özellikleri Neler?

Akşam sefası çiçeğinin özellikleri arasında kuşkusuz en fazla öne çıkan durum akşamları çiçek açıp sabahları soluyor olması. Bunun yanı sıra akşam sefası dünyanın en hızlı üreyebilen çiçekleri arasında yer alıyor. Öyle ki 1 yıl içinde 10 katına kadar çıkabiliyor. Eğer hızlı bir şekilde ekimi yapılırsa ufak bir çalı haline gelebiliyor. Akşam sefasının bir diğer önemli özelliği ise çok yıllık bir bitki olması ancak tek yıllık gibi yetiştirilmesinde fayda var. Çünkü her ne kadar her ortama rahatça uyum sağlayabiliyor olsa da kış aylarında bazen bu özelliğini kaybedip ölebiliyor. Bununla beraber daha sağlıklı bir şekilde yetiştirilebilmesi adına tek yıllık gibi davranmak daha sağlıklı sonuçlara verebiliyor.

Yumru şeklinde kök yapısına sahip olan akşam sefası, güçlü köklere sahip bir çiçek türü. Akşam sefasının gövdesi de kökleri ile benzerlik gösterir. Güçlü, dayanıklı ve yuvarlak bir yapıya sahip olan gövdesine oval biçimdeki yaprakları eşlik eder. Son olarak ise akşam sefası kokusu olmayan bir çiçek ancak bazı özel türlerinin baş döndürücü bir kokusu var.

Akşam Sefası Çiçeği Nasıl Yetiştirilir?

Akşam sefası yetiştirilmesi en kolay çiçeklerden birisi olarak bilinir. Birçok iklim koşuluna karşı dayanıklı olması da onun yetiştirilmesini kolaylaştıran bir başka unsur. Ancak zahmetsiz olan akşam sefasının en sağlıklı şekilde yetişmesini istiyorsanız yapmanız gereken birkaç şey var. Akşam sefası çiçeği her ne kadar geceleri çiçek açıyor olsa da güneşi çok sever. Bu yüzden onları güneşli bir ortamda tutarak daha fazla verim alabilirsiniz. Ek olarak su geçirebilen toprak türleri kullanılarak yetiştirilmesi durumunda çok daha iyi sonuç verebilir.

Akşam sefasını özellikle yaz günlerinde bol bol sulamak gelişimini daha iyi sürdürmesini sağlar. Bununla birlikte Daha uzun yaşaması için ise gübreli toprak tercihi yapılabilir. Akşam sefasına yönelik en önemli noktalarından birisi ise çok hızlı ürüyor olmaları şayet bahçenizde akşam sefası tercih ediyorsanız kısa bir sürede bahçenin her yerinde görülebilir. Bu yüzden tohumlanma sonrası hemen çiçek açmadan sökülmeleri gerekir.

Akşam sefası için merak edilen bir diğer soru ise saksı çiçeği olarak yetişip yetişmeyeceği oluyor. Her ne kadar bir bahçe çiçeği olsa da akşam sefasını saksı çiçeği olarak yetiştirebilmek mümkün. Dikkat edilmesi gereken unsur ise bol su verilip, direkt olarak güneşe çok fazla bırakmamak olacak.

Akşam Sefası Çiçeğinin Bakımı Nasıl Olmalı?

Akşam sefası bakımı konusundaki ilk kriter toprağa ekildiği dönem oluyor. İlkbahar aylarında ekimi yapılan çiçek birkaç hafta içinde çiçeklenmeye başlar ve yaz aylarından sonbahara kadar çiçek açar. Hızlı bir şekilde yayılım gösteren bir çiçek türü olduğu için akşam sefası genellikle bahçelerde ve parklarda tercih edilir. Ancak yukarıda da belirttiğimiz üzere balkonlarda saksı çiçeklerinden birisi olarak değerlendirilebilir.

Akşam sefasına yönelik bir diğer önemli unsur ise sulanması oluyor. Suyu çok seven bir çiçek türü olmasına rağmen toprağın yalnızca nemli kalması sağlıklı bir akşam sefası bakımı için yeterli olur. Aşırı sulanması ise toprağın çamurlaşmasına neden olacağı için çiçeğin kökleri zarar görebilir. Ayrıca çiçeğin hangi ayda sulandığında önemli bir nokta oluşturuyor. Öyle ki kışın musluk suyu yerine oda suyu sıcaklığında bir su tercih edilmeli.

Kategoriler
Çiçek Bakımı

Atatürk Çiçeğinin Anlamı ve Hikayesi

Dünya üzerindeki her çiçek özel bir konumda yer alır. Ancak bazılar bizler için daha özel bir konumdadır. Bunların başında ise hiç şüphesiz Atatürk Çiçeği geliyor. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ten ismini alan ve kökeni Meksika topraklarına dayanan bu göz alıcı çiçek, görüntüsü ile de bakanları büyülemeyi başarıyor.

Kırmızı ve yeşilin eşsiz uyumunu içerisinde barındıran Atatürk Çiçeği, eşsiz bir hediye alternatifi olmasının yanı sıra günlük hayatımız içinde de bakmaya doyamayacağımız çiçek. Yurt dışında da bu özel çiçeğin kullanımı oldukça yaygın durumda. Özellikle noel temalı filmlerde sık sık kullanılan ve çam ağaçlarının vazgeçilmez süsü olan o kırmızı çiçeğin diğer bir adı Atatürk Çiçeği. Ancak Atatürk Çiçeği denildiği zaman akıllara pek çok soru geliyor. Kullanım alanları, bakımı, nasıl yetiştirilir gibi soruların yanı sıra en çok merak edilen şeylerden birisi bu eşsiz çiçeğe neden “Atatürk Çiçeği” denildiği oluyor. Atatürk Çiçeğinin hikayesi noktasında ise iki farklı var.

Atatürk Çiçeğinin Anlamı

Atatürk Çiçeği hikayesi hakkındaki ilk cevap Cumhuriyet Gazetesinin arşivlerinde saklı duruyor. 8 Temmuz 1935 tarihli gazetesinde “Amerikada yeni sarı bir çiçeğe Büyük Önderimizin adı verildi.” haberi her şeyi açıklıyor. Gazetede yer alan haber ise şu şekilde;

Çiçeğin Atatürk ismini almasına yönelik bir başka anlatı ise Ulu Önder’in bu çiçeği çok sevmesi ve Türkiye’de tanıtımına yoğun çaba sarf etmesinden geldiği söylenir. Atatürk Çiçeği hikayelerinden hangisinin doğru olduğu konusunda soru işaretleri halen devam ediyor olsa da şu bir gerçek ki o da çiçeğin dünyanın çoğu yerinde Atatürk Çiçeği olarak biliniyor olması. Bu nedenle bizler için diğer çiçeklere nazaran daha özel bir anlam ifade ediyor.

Atatürk çiçeğinin kullanımı ise daha eskilere dayanıyor. Özellikle Hıristiyan dünyasında sıkça karşımıza çıkan bir çiçek. İngilizcede Poinsettia olarak da bilinen bu çiçek, yıldız şeklindeki yaprak deseniyle ve kırmızı renginin Hz. İsa’nın çarmıha gerilişini temsil etmesiyle noellerin vazgeçilmez bir dekoratif alternatifi.  Çiçek İngilizcedeki adını ise Joel Roberts Poinsett’den alıyor. Amerikalı botanikçi olan Poinsett, çiçeğin Meksika’dan ABD’ye getirip yaygınlaşmasını sağlayan insan olarak biliniyor.

Atatürk Çiçeğinin Bakımı Nasıl Olmalı?

Atatürk Çiçeğinin yönelik bir diğer soru ise bakımı konusunda oluyor. Oldukça hassas bir özen isteyen Atatürk Çiçeğinin bakımı sırasında çiçeğe yoğun ilgi gösterilmesi gerekiyor. Genellikle soğuk bölgelerde saksı bitkisi olarak tercih edilse de Atatürk Çiçeğinin boyu 5 metreyi geçebiliyor. Aralık, Ocak ve Şubat aylarında ise çiçek açma dönemi oluyor. Çiçek açtığı dönemde ise kırmızı yapraklarının arasından sarı çiçekler belirir. Böylece göz alıcı bir görüntüyü sizlere sunuyor.

Çiçek açma döneminde ise sulama konusuna ayrı bir önem vermek gerekiyor. Çiçek açma dönemi olan kış aylarında haftada bir kez sulanması yeterken bahar aylarında haftada iki kez sulamanızda fayda var. Aşırı sulandığı zaman ise mantar oluşması bitkinin ölümüne neden olabilir. Ayrıca saksı tabağında hiçbir şekilde su kalmaması oldukça önemli ve çiçeğin sürekli nemli kalması gerekiyor.

Atatürk Çiçeği bakımında sulama dışında yetiştirildiği ortamda oldukça önem teşkil ediyor. Çiçeğin ev veya ofis ortamında 10-19 derece sıcaklık arasında tutulmasında yarar var. Ortamın daha sıcak veya soğuk olması durumunda ise çiçek solabilir. Ek olarak Atatürk Çiçeğinin sağlıklı olabilmesi için yeterince ışık alması gerekiyor. Bu yüzden çiçeği pencere önüne koymak en ideal yöntem. Eylül ayında yapraklarının kızarması için günde 14 saat karanlık bir odada tutulmalı.

Kategoriler
Çiçek Bakımı

Orkide Bakımı Nasıl Yapılır?

Orkideler, hayatımızda en zarif ve narin çiçekler olarak ön plana çıkarlar. Şık ve etkileyici duruşları ile bulundukları ortama masalsı bir doku katar iken onlara bakmaya çoğu insan doyamaz. Güzel olmaları dışında orkide, eşsiz bir hediye alternatifi olabilirler. Özellikle özel günleri unutanların ya da hediye seçemeyenlerin yardımına yine bu etkileyici güzellik koşar.

Birbirinden farklı renkleri ile bir çok anlamı ifade edebilen orkide çiçeklerinin ise uzun ömürlü olmasını hepimiz isteriz. Orkide bakımı ise en az kendisi kadar narin ve uğraştırıcı olabilir. Tıpkı Sukulent bakımında olduğu gibi zor bir süreç haline de gelebilir.Ancak biraz zaman ayırarak orkidenizi uzunca bir süre ilk gün ki gibi koruyabilirsiniz. Hatta onu çoğaltarak daha fazla süre koruma şansına da sahipsiniz. Bu yazımızda ise size orkide bakımının nasıl olmasını gerektiğini ve orkide çiçeğinin nasıl çoğaltılabileceğini anlattık.

 

Orkide Bakımı Nasıl Olmalı?

Orkide bakımına geçmeden ilk önce şunu belirtmemiz gerekiyor. Bu nadide çiçeği alırken goncalı, yeşil ve yapraklarının dik olmasına dikkat edin. Çünkü çiçeğin ömrü ile ilgili tüm sırrı goncalarında saklı. Orkide Satın Al—>

Orkide bakımı konusunda en önemli noktalardan birisi orkideyi yetiştireceğiniz yer. Evinizde ya da iş yerinizde yetiştireceğiniz orkide çiçeğinin aydınlık bir bölge olmasına dikkat edin. Ancak orkideler güneş ışığına maruz kalmayı sevmezler. Bununla birlikte orkideler, evinizdeki Terrarium çeşitleriniz ile de hoş bir dekoratif uyum yakalayabilir. Bu nedenle pencere önü yerine pencere kenarlarını kullanabilirsiniz. Ya da kalın bir perde kullanarak bu sorunu çözebilirsiniz.

Orkidelerin bakımındaki bir diğer etmen ise ısı değerleri. Sıcaklık gündüzleri 23, geceleri ise 18 derece civarında olması gerekiyor. Her ne kadar orkide yetiştirildiği ortama uyum sağladıktan sonra sıcaklık değerlerinin pek bir önemi kalmıyor olsa da tomurcuklanma döneminde sıcaklığın önemi daha fazla ön plana çıkıyor. Öyle ki kötü şartlarda tomurcuklanması durabiliyor. Ek olarak orkidenizi klima altına koymanınız gerekiyor. Orkide için en zararlı durumlardan birisi.

Orkidelerin yetiştirileceği saksının çok büyük olmaması gerekiyor. 10-12 cm’lik bir saksı orkide bakımı için yeterli olarak kabul edilir. Ancak orkidenin gelişmesi durumunda kökleri küçük saksıya sığmayacağı ve toprakta bozulmalar olacağı için büyük bir saksıya geçebilirsiniz.

Orkidenizin gelişimi için ise haftada bir kez gübreleme yapabilirsiniz. Orkideler için az gübreleme yapmanın daha verimli sonuçlar verdiğini ise unutmamanızda fayda var.

Orkide bakımında dikkat edilmesi konulardan bir diğeri de sulama. Sıkça yapılan bir hatanın aksine orkideleri her gün sulamak pek sağlıklı bir yaklaşım değil. Orkide çiçeklerinin kökü nemli olmayı sevmez bu nedenle haftada 2-3 kez sulama yapmak yeterli olabilir. Bunun dışında ise haftada 1 kez yapraklarına su sıkabilirsiniz. Sulama yaparken mevsimi göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Yaz aylarında su ihtiyacı artabilirken kışın bu ihityaç azalıyor. Orkideyi ne zaman sulamanız gerektiğini anlamak için ise kurşun kalem kullanabilirsiniz. Saksının ortasına yakın bir yere batıracağız kurşun kalemin ucu kurduğu zaman çiçeğinizi sulayabilirsiniz.

Orkide Nasıl Çoğaltılır?

Orkide çoğaltmanın çeşitleri yolları var olsa da ev ortamında en uygun yöntem vejetatif üreme yöntemleri olarak kabul edilir. Özellikle doku kültürüyle üretim, ayırma ile üretim ve keiki ile üretim en sık tercih edilen yöntemler arasında yer alıyor.

Orkide Ayırma İşlemi

Orkidenin saksı değişim zamanında uygulanabilecek bir işlem. Eğer orkidenizin 8’den fazla gövdesi varsa orkideler ikiye bölünüp ayırma işlemi ile çoğaltılabilir. Eğer gövde sayısı az ise orkide bir sonraki yıl kendini toparlayamaz. Bu nedenle herhangi bir çiçeklenme söz konusu olamaz. Ek olarak ayırma işlemini büyüme mevsiminde önce ve orkide çiçeksiz bir durumda iken yapmak daha sağlıklı sonuçlar verebilir.

Doku Kültürü ile Orkide Üretimi

Orkidenin farklı yerlerinden alınan parçaların steril bir kavanoz içinde uygun şartlar oluşturularak köklerinin çoğaltılması ile üreme sağlanır. Bu yöntemle ana bitkinin genetik yapısı tıpatıp korunur. Ancak doku kültür ile üretim daha çok laboratuvar ortamında yapılır.

Keiki ile Orkide Üretimi

Ev ortamında orkide çoğaltmak için uygulanabilecek en etkili yollardan birisi olarak kabul edilir. Orkideler bazı zamanlarda çeşitli nedenlerden dolayı yavru üreterek çoğalma yoluna giderler. Çiçek sapında önce yeni yaprak ortaya çıkar ardından bu yapraklar köklerini ortaya çıkarır. Bu yaprak genetik olarak anne bitki ile tıpatıp aynı olur. Yeterli büyüklüğe ulaştıkları zaman ise başka bir saksıya alınarak yeni orkideler üretilebilir.

Keikiler alındığı yerde ilk büyüme belirtilerini gösterdikten sonra anne bitkinin yanına alınabilirler. Aynı bakım uygulamaları ile de gelişimleri devam eder. Keikiler ise çiçek verme süresi yaklaşık olarak 18 ile 24 ay arasında değişir.

Bunun dışında ise orkideler, eşsiz bir doğum günü hediyesi olarak kabul edilir. Hoş ve duygu dolu bir doğum günü mesajı ile birlikte gönderilen orkideler, sevdiklerinizin yeni yaşını kutlamanın en şık ve güzel yollarından biri olabilir.